Sürekli evde olmanın partner ilişkilerine etkileri

yorumsuz
92 views

Sürekli evde olmanın partner ilişkilerine etkileri

Evden çıkamamak, sürekli yan yana olmak oldukça stresli ve endişeli olduğumuz şu günlerde çiftler arası iletişimi de olumsuz etkileyebiliyor. Psikoterapist Dr. Cem Keçe, sürekli evde olmanın partner ilişkilerine etkilerini anlattı, huzurlu karantina günleri için çiftlere önerilerde bulundu.

Koronavirüs salgınından korunmak için ‘sosyal uzaklaşma’, kendi kendine tecrit ve evden çalışma, evde hayata yeni bir bakış açısı getirdi ve hepimiz bu değişikliklerle ve yeni durumla başa çıkmayı öğreniyoruz. Hem hastalıkla ilgili korku, kaygı, panik ve stres hem de normal rutinin dışında dört duvar arasında yaşamın partner ilişkilerini de zorlaması kaçınılmaz gibi görünüyor. Ne kadar süreceğini bilmediğimiz kapalı bir alanda tecrit halinde olduğumuz bu süreçte taşıdığınız tüm duygusal yükleri ortaya dökmenin ve ilişki sorunlarınızı tartışmanın zamanı olmadığını bilmek son derece önemlidir.

Huzurlu ve çatışmasız karantina günleri için öneriler

Zoraki yakınlık ve özgürlük eksikliğinin olduğu bir ortama koronavirüs salgınıyla ilgili tüm belirsizlik ve korkuların yol açtığı stres de eklenince yay gibi gerilen sinirlerle çiftler patlamaya hazır birer bomba haline dönüşebilir ve minicik bir kıvılcım büyük bir patlamayla sonuçlanabilir. Bunun olmasını engellemek sizin elinizde… Aşağıdaki öneriler karantina sürecinde günlerinizi huzurlu bir şekilde geçirmenize yardımcı olabilir…

1. Endişelerinizi ve korkularınızı dile getirin. Birbirinizin anlayışına ve desteğine ihtiyacınızın farkında olun.

2. Yeni bir rutin oluşturun. Normal rutininizin dışına çıktığınızı kabul ederek birlikte her gününüzü planlayın. Unutmayın, korona salgını kötü ama yeni bir durum, yerine iyi ama yeni bir durum koyarak onunla baş etmek mümkün… “Yaşamı ve yeni aktiviteleri deneyimleme yöntemi” sayesinde ölüm ve ölme durumu ile ilgili endişe duymak yerine yaşamdan nasıl zevk alabileceğini keşfedebilirsiniz.

3. Kendinize özel zaman ve alan ayırın. Her gün yalnız kalacağınız bir süre belirleyin ve kendinizle baş başa kalın. Birbirinizin bireysel alanına saygı gösterin.

4. Sağlıklı bir beslenme planı oluşturun, abur cubur yemekten kaçının. Spor ve egzersiz yapın.

5. Uyku, stres ve kaygıyı yönetmemize yardımcı olur. Düzenli ve yeterli bir uyku düzeninizin olmasına dikkat edin.

6. Yoga ve meditasyon gibi stresi yönetme tekniklerini kullanın.

7. Ev işlerini iş bölümü yaparak paylaşın.

8. Kitap okuma saatleri belirleyin. Okumak düşüncelerinizi dağıtarak stresinizi azaltmaya yardımcı olur.

9. Aileniz ve sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirerek bu zamanı avantajınıza kullanın. Birlikte yemek pişirmek, film izlemek, müzik dinlemek ya da oyun oynamak stresi azalmak için iyi yollardır.

10. Sosyal çevrenizle iletişimde kalın. Teknoloji sayesinde, fiziksel mesafeyi koruyarak akrabalarınız ve dostlarınızla iletişim kurmanın birçok yolu vardır.

11. Koronalı günlerde kendinize “endişelenme süresi” tanıyın, korona salgını için endişelenecekseniz gün içinde kendinize beş dakika ayırın. Bunu her gün, aynı saatte yapın, diğer zamanlarda asla yapmayın.

12. Zamanın ruhu evlilik terapistlerini yüz yüze evlilik terapisinin dışında psikolojik danışmanlık ve destek verecekleri yeni sistemlere yönlendiriyor. İnternet üzerinden yapılan “online evlilik terapisi” ve telefonla yapılan “teleterapi”; bulunduğunuz yerden ayrılmadan bir evlilik terapistine ulaşabileceğiniz ve destek alabileceğiniz en sağlıklı ve pratik yöntemler olarak ön plana çıkıyor.

İyi günde, kötü günde birlikte olabilmek

Krizler, doğaları gereği kontrolümüz dışındadır. Koronavirüs salgını yaşamımıza zorunlu değişiklikler getirdi, fiziksel ve finansal olarak güvende hissetme gibi temel insani ihtiyaçlarımızı baltaladı ve bizi savunmasız bıraktı. Hastalanma korkusu, can sıkıntısı, gelecek kaygısı ve yakınlık korkusu, karantina sürecini ilişkiler için başlı başına bir stres faktörü haline getirdi. Tüm bu nedenlerle çiftlerin stres seviyeleri normalden daha yüksek olduğu için sabırlı olmak giderek zorlaşabilir.

Bazı durumlarda, tartışmalar can sıkıntısından doğabilir. Bu nedenle çiftler seslerini yükseltmek, şikayet etmek, eleştirmek, suçlamak, dinlememek, tartışmalara yol açabilecek hassas konuları konuşmak gibi yaygın iletişim tuzaklarından kaçınmalılar. Bu olağanüstü durumun farkında olarak birbirlerine her zamankinden daha fazla anlayış, ilgi, sevgi ve takdir göstermek için fırsatlar aramalılar ve birbirlerinin duygularına saygı göstererek destekleyici olmalılar. Bu süreci, umutlarını ve hayallerini geliştirmek ve ilişkilerini derinleştirmek için iyi bir fırsat olarak değerlendirme şansını da kaçırmamalılar.

Sosyal Medyada Paylaş Whatsapp Facebook Twitter Google+

Etiketler:
Eklenme Tarihi: 31 Mart 2020

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın